

Ağrılı, hantal ya da yorgun bacaklar olgusu özellikle bacaklarda günün geç saatlerinde ve yazın ortaya çıkan ağırlık ve ağrı hissiyatı olarak tarif edilebilir.
En iyi olasılıkla her üç kadından biri bu sendromla mücadele etmekte ve özellikle gebe kadınlar doğal olarak daha büyük risk altındadırlar. Günümüzde 18 milyondan fazla Fransız, bu şikayetlerin etkisi altındadır. (1,2)
Bu noktada dikkat çekici olan şudur ki; söz konusu ağrı yoğunluğunun, hastanın gözle görülür klinik belirtileriyle çoğunlukla aynı orantıda olmamasıdır. Bu sendromun etkisi altındaki kadınların: %40’ında varis sorunu görülmemiştir, varis sorunları yaşayan hastaların %50’sindeyse sözkonusu bacak yorgunluğu ya da ağrılarından bahsetmek mümkün değildir.(3)
“Yorgun, ağrılı veya hantal bacaklar” mutlaka ciddiye alınmalıdır. Zira bu sıkıntılar iş ve özel yaşamınızın kalitesini ciddi şekilde düşürebilecek hatta bu temponuzun önünü kesebilecek ağrılar haline gelebilirler.(4) Hele ki sendrom erken teşhis edilmez ve tedavisine bir an önce başlanmazsa bir çok ciddi rahatsızlığa yol açabilir (Örneğin; varis, bacak ülseri**, filebit***, şişme, vb.).
Bu rahatsızlık tedavi edilirken damarlardaki işlev bozukluğunun derecesine uygun bir yaklaşım tercih edilmelidir, ya da tedavideki öncelik ağrıları durdurmaya verilebilir. Ancak hastalığın neden olabileceği komplikasyonları önlemenin en güvenli yolu reçeteye ek olarak hastanın düzenli aralıklarla takip edileceği bir süreç izlemek olacaktır.(5)
* Kalıcı damar genişliği deri altında mor bir çizgi halinde görülür.
**Bacaklardaki kronik yaralar (Ülser yaraları) iyileşme eğilimi göstermezler.
***İleri damar enflamasyonu damar yolunu tıkayan pıhtılaşmalara neden olur.
Atardamarlar hücrelere ve organlara başta oksijen olmak üzere gerekli elementleri taşırlar.
Damarlar ise sistem içerisindeki kanın tekrar kalbe dönmesini sağlar.
Bacaklardaki kan, kan basıncı ve damar duvarlarının direnci sayesinde aşağıdan yukarı doğru akar. Kanın, damarlar boyunca süregelen bu dolaşımına ve kalbe doğru aşağıdan yukarıya doğru akmasına toplardamar (venöz) döngüsü denir.
Her 2 - 5 cm aralıklarla konumlanmış kapakçıklar ise tek yönlü sübap görevi görürler ve böylece kanın aşağı doğru gitmesine olanak vermeden, hep aynı yönde dolaşımını sağlarlar.
Kalf kasları ve ayak yayının özellikle yürürken yaptığı basınç da pompa işlevi görür.
Atardamar
Kapakçık
Varisler
Damar
Varisli damar
Ağrılı bacak sendromunun temel sebebi olarak bacak damarlarında meydana gelen tıkanıklık veya kan akışının yavaşlaması ve yüksek tansiyon gösterilebilir. Klinik belirtiler dahilinde bu faktörler birbirinden ayrılmaz bir bütünlük içindedir.
Varise sebep olan damar genişlemesi; damarların tabii olduğu yüksek basınç ve damar duvarlarının zayıflaması ile direkt bağlantılıdır. Damar ne kadar genişlerse, tansiyon o kadar yükselecek, damar duvarlarının elastikiyeti ve direnci tehlikeye girmiş olacaktır.
Damarların genişlemesi ve kan basıncının yükselmesi halinde kapakçıklar giderek işlevlerini yitirecek ve bunun bir sonucu olarak kan, bacakların aşağı tarafında birikmeye
başlayarak bacaklardaki ağrılı, rahatsız hali ve varis oluşumunu provoke edecektir*.
Kan akışının yavaşlaması ve akabinde meydana gelen birikme, basınç ve genişlemeyi çoğaltır. İşte söz konusu rahatsızlık böylelikle yerleşmiş olur.
Buna ek olarak:
• Vücut ısısındaki değişişiklikler,
• Stres ve fiziksel yorgunluk,
• Kanın akışkanlığındaki düşüş gibi nedenlerden ötürü vücut bazı salgılar üretir.
Bu salgılar damar duvarlarına etki ederler (daraltır ya da genişletirler) ve kan basıncını
* veya telanjiyektaziyi artırırlar (Cildin yüzeyine yakın,birkaç milimetreden onlarca santimetreye kadar ulaşabilen, mavi ya da mor çizgilerden oluşan kılcal damar ağının genişlemesi.
Damar duvarının elastikiyeti ve dayanıklılığı üzerinde meydana gelen tahribat, yorgun bacakların nedenleri arasında yer alır. Sözkonusu tahribat damar duvarını oluşturan 3 birleşenin durumuna bağlıdır. Bunlar:
• Kolajen dokuları
Bu dokular damarlardaki genişlemeyi belirli bir seviyeye kadar tolere edebilirler. Ancak bu sınırın aşılması halinde koparak yıpranırlar. Bu durum damar duvarının esnekliğini önemli ölçüde tahrip eder.
• Elestin dokuları
Sağlıklı elastin dokuları, damarların genişlemeden sonra normal boyutlarına dönmelerini sağlar. Çok sağlam olmalarına rağmen yaşlanmaya karşı duyarlıdırlar. Yapıları bir şekilde bozulmaya uğradığında, damarlar normal çaplarına dönemezler.
• Özel Hücreler
Damar duvarlarının daralması 2 özel hücre tarafından yürütülür: kas hücreleri ve kan akışıyla bağlantı halinde olan iç duvar hücreleri. İç duvar hücrelerinin kandaki oksijen oranı, belirli hormon ve kan basıncına son derece duyarlı küçük kaptürleri vardır. .
Bu kaptürler aktif hale geldiklerinde damar kaslarının duruma göre daralıp, genişlemeleri için çeşitli bilgiler gönderirler.
Bu bağlamda damar duvarlarını oluşturan bileşenlerin her hangi birinde meydana gelen bir dengesizlik (kolajen ya da elastin dokularında tahribat, kaptürlerin aktif hale gelmesi) damarların kalıcı olarak genişlemesine neden olur. Bu rahatsızlığın doğal sonucu ise ağrılı ve acı veren bacaklardır.
Bacaklarınızda hissedeceğiniz bazı spesifik rahatsızlıklar, size bu ağrıların kan dolaşımıyla ilgili bir sebepten dolayı meydana geldiğine işaret edecektir:
•Ağrıların meydana geldiği bölgeler
Rahatsızlık baldırınızın yanlarında ve arkasında, dizkapağınızın çukuruna doğru aşağıdan yukarı bir seyir gösterir.
• Ağrıların başladığı saatler
Ağrılar, daha çok akşam saatlerinde, günün sonunda ortaya çıkarlar. Uzun saatler ayakta kalma, sıcak, yaz ayları, sıcak duş, sıcak ağda kullanımı gibi nedenler rahatsızlığı şiddetlendirir.
• Ağrıların belirli dönemlerde artması
Bu rahatsızlıktan müzdarip her 10 kadından 7’si söz konusu ağrıların adet dönemi öncesinde şiddetlendiğini belirtmiştir. Buna ek olarak hamileliğin ikinci çeyreği sonrasında ya da kimi hormon ilaçlarının(östrojen ya da östro-progestasyonel gebelik önleyiciler) alımını izleyen süreçte de ağrıların belirgin bir düzeyde arttığı bilinmektedir.
Bu rahatsızlıktan yakınan kadınlar düşük ısıda ve kış aylarında, ayaklarını havaya kaldırıp oturduklarında ve yürüdüklerinde ağrılardan hemen kurtulduklarını fark ettiler.
Ayrıca rahatsızlığa çoğunlukla gece krampları, huzursuz bacak sendromu*, şişlik (eklem ödemleri) ve varisler de eşlik etmektedir.
Tüm bu rahatsızlıklardan da anlaşılacağı üzere ağrılı/hantal bacak sendromu, hastaların yaşam kalitesini son derece olumsuz bir şekilde etkilemektedir.
Bu yüzden sözkonusu sendromun tanı ve tedavisi hastaların yaşam stillerini, işlerini, ağrının gelişimini, nasıl hissettirdiğini ve ne zaman ortaya çıktığını sorgulamaktan geçer.
Muayenehaneye ayakta, belden aşağısı soyunuk bir şekilde yapılır. Daha sonra hasta yatırılır ve bilek,baldır ve uyluk ölçülür.
*Huzursuz bacak sendromu çok uzun süre oturduğunuzda (arabada, bir gösteride vb.) ya da akşam yatağınıza gittiğinizde ortaya çıkabilir.
Sözkonusu vakalarda kullanılabilecek en ileri tetkik teknolojisi Doppler ile birleştirilmiş ultrasonografidir. Yani; Venöz Doppler Ultrasonografi.
Bu yöntem sayesinde damarlarda akan kan görünür hale getirebilir ve böylelikle bilek ve kalçalardaki kan dolaşımında reflü (Doppler) ya da damarlarda normalin dışında bir genişleme olup olmadığı incelenilebilir (ultarson).
Acı vermeyen, basit bir görüntüleme yöntemidir. Ortalama en fazla 15 dakika sürer ve hazırlığı için fazla bir çaba harcanmaz.
Doppler Ultrasonografi hem deriye yakın hem de derin damarlardaki reflü noktalarını (geri akış/kaçış) tespit edebilecek niteliktedir.
Bu sayede reflü noktasının yeri ve hasarın ciddiyetine uygun tedavi hemen uygulanmaya başlanabilir.
Venöz Doppler Ultrasonografi kan pıhtısının (thromboflebit) tıkadığı damarların varlığını ortaya çıkarmakta da son derece etkili bir yöntemdir. Pıhtının dağılması için acilen hastaya kan sulandırıcı ilaç tedavisi yapılmalıdır.
Venöz ağrıların giderilmesinde özel çorap ve taytlar önerilebilir. Bu ürünler doğru tayin edilip, kullanıldığı takdirde tanının tedavisine katkıda bulunabilir ve hantal bacaklarda iyileşme gözlenebilir.
Daha detaylı bilgi için lütfen doktorunuza başvurmaktan çekinmeyin.
Sendrom erkeklerde de görülebiliyor, ama kadınlara oranla çok daha az sıklıkla. Kadınlar, venöz yetersizliklerine bağlı rahatsızlık riskiyle erkeklerden en az 2 kat daha fazla yüz yüze gibi görünüyor. (1,3)
En etkili risk faktörleri şöyle sıralanabilir:
• Kalıtım
Toplardamar (venöz) yetersizliğinden müzdarip annelerden doğan çocukların yarısı aynı rahatsızlıktan şikayetçi olacaklardır. Eğer hem anne hem de baba aynı soruna sahipse risk kadınlar için %90’a dayanır. Diğer yandan, hastalığın daha önce aile içinde bir geçmişi yok ise, bu oran yalnızca %20’dir. (3,6)
• Gün boyu ayakta kalarak çalışmak, çok yavaş yürümek
Bu bağlamda bazı iş kolları söz konusu rahatsızlığa özellikle davetiye çıkarır (pazarlamacılar, kadınlar, hemşireler, garsonlar vs.).
Uzun süre oturmak da (uzun tren,otobüs ya da uçak yolculukları, masabaşı işler, vs) Genellemek gerekirse hareketsiz bir yaşam stili venöz yetmezliklerine neden olur.
• Fazla kilo, obezite ve bacaklarda fazla yağ birikimi
Vücudumuzun bacaklar sayesinde ayakta tuttuğu fazla kilolarımız venöz kan basıncını artırır ve bizi hareketsiz bir yaşam tarzına iter.
• Hormonlar, özellikle bayanlarda
Daha önce de değindiğimiz üzere kadın hormon yapısı bayanların bu rahatsızlıktan erkeklerden iki kat daha fazla etkilenmesine neden oluyor…
•Yaş
Damar duvarlarındaki yaşlanma damar elastikiyeti ve direncinde kayıplara neden olur. 60 yaşın üzerindeki insanların %65’inde ağrılı ve hantal bacak sendromu gözlenir.
Bu dönem yüksek risk taşır. Bacaklardaki venöz (Toplardamar) dolaşım ciddi şekilde yetersiz kalabilir. Sözkonusu yetersizlik riski, bir kadının hayat boyu yaptığı tam dönem hamilelik sayısıyla doğru orantılıdır. İlk gebelikte bu oran %23 iken dördüncü gebelik sonrası bu rakam %31 olacaktır (1). Bazı varisli damarlar doğum sonrası iyilişme gösterir ancak hepsinde bu ilerleme görülmez ve kalıcı hale gelirler.
Bu durumda daha ciddi bir müdahale gerekebilir. Rahim genişlemesi genelde hamileliğin üçüncü çeyreğinde, kanın kalbe geri dönüşünü sağlayan ana damara baskı yapmaya başlar.Ancak hamileliğin ilk aylarında bile, gebeliğe özel hormon dengesi toplardamarlarda taşınan kanın hacminde düşmelere ve damarlarda tıkanıklıklara yol açar.
Hamileliğe bağlı hormon değişiklikleri damar duvarlarını kırılgan hale getirip, damar direncini düşürürler. Östrojen şişmelere (ödem birikimi) neden olurken projestron ise damarları ve duvarlarını yeniden yapılandırır.(7)
Buna ek olarak kilo, kan hacmi( + %20-%30) ve damar basıncında (x 2 veya 3 ) meydana gelen artış bacak damarlarındaki basıncı da yükseltirler. Kapakçıklar damarların gerilmesine bağlı olarak birbirlerinden uzaklaşır ve bu durumda üstlendikleri sızdırmazlık görevini yerine getiremezler.(8)
Semptomlar hamilelikte kadından kadına epey çeşitlilik gösterir. Kimi kadınlardaki sıkıntılar sadece estetik bir kaygıdan ibaretken kimilerindeyse dayanılmaz bir acıya neden olabilir. Ayrıca bazı vakalarda semptomlar doğumdan birkaç hafta sonra yok olabilir.
Tamamen durumun ne kadar ilerlediğine bağlıdır.
Yaşam tarzında önerilebilecek birkaç basit değişiklikten, ameliyat ve damar kuvvetlendirici ilaçlara kadar bir çok tedavi yolu mümkündür.Elbette duruma karşı önlem almak da göz ardı edilmemelidir…
Önlem almak hayati önem taşır
Rahatsızlığı tetikleyen faktörlerden mümkün olduğunca uzak durmak ve hataları düzeltmekten ibarettir:
• Fazla kilolardan kurtulun.
• Düzenli bir şekilde egzersiz yapın.
• Rahatsızlığa uygun özel egzersizler yapın.
• Bileklerinizden dizinize doğru özel bir krem yardımıyla masaj uygulamayı alışkanlık haline getirin. Burada amaç kanın geri dönüşünü artırmak ve dolaşımın aşağıdan yukarı doğru izlemesini desteklemektir.
• Diğer şikayetlere ek olarak hareket kabiliyetinin de önemli ölçüde ortadan kalktığı durumlarda fizyoterapi önerilebilir.
• Taban yayı problemleri ortepedik tabanlıklar kullanılarak giderilmelidir.
• Ailesinde kalıtımsal olarak bu tür rahatsızlıklara ilişkin belirtiler olan ve/veya hamileliğinin ikinci ayını bitirmiş kadınlara destek çorapları ve damar kuvvetlendirici ilaçlar önerilebilir.
• Yatağınızın ayak ucunu yükseltin.
• Alçak topuklu ayakkabı giyin. Ne çok topuklu ne de çok düz.
• Duşunuzun sonunda bileklerinizden baldırlarınıza doğru soğuk su uygulayın.
• Sıcaktan kaçının. (uzun süreli güneş banyoları, sıcak duşlar, yer ısıtması vb.)
• Özel olarak bacaklar için imal edilmiş serinletici kremlerle aşağıdan yukarıya doğru masaj uygulayın.
• Kan dolaşımını tetikleyecek yürüyüşler ya da hafif fitness egzersizleri yapın.
• Sıkı giysilerden uzak durun aynı zamanda sıkan çoraplardan ve yüksek topuklardan da.
Damar kuvvetlenrici ve serinletici bir kremle bacaklarınıza her gün uygulyacağınız masaj, etkisi hemen fark edilecek bir rahatlama elde etmenizi sağlayacaktır.
Tıbbi ve fiziksel tedavilerin amacı damar duvarlarını güçlendirmek (damar kuvvetlendirici ilaçlar, bacak kaslarını çalıştıran egzersizler, deniz kürleri, elektroterapi vs) veya damar duvarlarının maruz kaldığı basıncı azaltmaktır. (destek çorapları, hijyen, beden duruşu, masaj vb.).
• Damar kuvvetlendiriciler damar duvarlarının vasküler hareketinden sağlıklı bir şekilde faydanlanmayı sürdürmek için gerekli uzun süreli tedavi sürecini ortaya koyar. Damarlarda meydana gelen yangı, direnç ve elastikiyet kaybına karşı etken maddeler içerirler.
• Destek Kadın ve erkek çorapları, taytlar kronik damar yetmezliklerinin temel tedavi araçlarıdır. Bu ürünlerin tipi, sıkılığı, uygulama bölgesi ve süresi doktorunuz tarafından belirlenmelidir. Gerekli olan desteğin miktarına göre çeşitli modeller bulmak mümkün. Ayrıca bu ürünlerin görünümlerinde estetik adına pek çok ilerleme kaydedildi. Bu tür tedavilerde kullanılacak ürünler SGK tarafından da karşılanabiliyor (doktorunuza danışınız).
• Bacak kaslarını kuvvetlendirecek egzersizler ve fizyoterapiBu amaçla yapılabilecek kişisel sporlar arasında en etkilileri yürüyüş,yüzme, bisiklet ve kayaktır. Termal kaplıcalar ve kan dolaşımına yardımcı masaj. Bunların hepsi fayda sağlar.
•Varisli damarlara skleroterapi ya da tıbbi operasyon bu seçenekler her vakada ayrıca tartışılması gerekir. Her iki tedavi yöntemi de epidural ya da genel anestezi uygulanmadan, lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Müdahale sonrası aynı gün ya da bir sonraki gün hasta taburcu edilir.
Kronik venöz yetmezliği birden çok işlev bozukluğu sonucunda ortaya çıkar. Bunlar varis, flebit(toplardamar yangısı) rahatsızlığının yan etkileri, kapakçık sorunları, baldırların sağladığı pompa işlevinde yitimler olarak sayılabilir.
Bu rahatsızlık çeşitlilik gösteren dünya çapında bir halk sağlığı sorunudur, 1/4 ile 1/3 seviyesinde kadınlar varis sorunu yaşamaktadır.(1)
Kronik venöz yetmezliği rahatsızlığın giderek ilerlediği 3 evrede izlenir (3)
• Evre 0: Hiçbir belirti yoktur (acı, kramp, ağırlık),varisli ya da varissiz damarlar söz konusu olabilir.
• Evre 1: hafif kronik venöz yetmezliği.
Belirtiler söz konusudur (acı,kram,hantallık), damar tıkanıklığı izi olmayabilir: varis, bilekte ödem ve belli belirsiz lekeler.
• Evre 2 ve 3: orta ve ileri derecede kronik venöz yetmezliği.
Rahatsızlık vermeyen görüntüsel bozukluklar. Derinin kahverengileşmesi (okrodermatitis), belirgin kırmızı lekeler (purpura), cilt incelmesi ve beyazlaşması (beyaz atrofi).
Damar ve sinir rahatsızlıklarıyla birleşmiş, yoğun acı veren, açık ya da kapanmamış ülserler.
Tedavi, kronik venöz yetmezliğinin derecesine ve sebebine göre tayin edilecektir.
1. Floury MC, Guignon N, Pinteaux A. “Données sociales 1996. La Société Française”. Éditions INSEE. 1996.
2. Blanchemaison Ph., Les lourdeurs de jambes, Phlébologie, 1995, 48, 4, 507-509.
3. Recommendations and medical references. “Anaes. Insuffisance veineuse chronique des membres inférieurs.” Le Concours Médical. Issue n° 42. December 1996.
4. Cazaubon M, Allaert FA. « Retentissement de la maladie veineuse chronique sur la qualité de vie ». 2003. on www.phlebologie.com adresinden ulaşılabilir.
5. Work group of the first meeting to discuss and reach a consensus on veino-tonic drugs: “Action des veinotoniques sur les symptômes de la maladie veineuse chronique.” 2003. www.phlebologie.com. adresinden ulaşılabilir.
6. Cazaubon M, Allaert FA. “La maladie veineuse est-elle une maladie évolutive ?” Le Quotidien du médecin. 19 January 2006. World Congress of the International Union of Phlebology. October 2005
7. Vin F, Allaert FA, Levardon M. “Influence of estrogens and progesterone on the venous system of the lower limbs in women.” J Dermatol Surg Oncol 1992; 18(10): 888-92.
8. Ramelet AA, Monti M. “Phlébologie. 4th edition.” Abrégés Masson.
9. Anaes. “Traitement des varices des membres inférieurs.” Department of Public Health, Evaluation Group. June 2004.
Anatomik ve fizyolojik hatırlatma
Kan dolaşımındaki yavaşlama ve yüksek tansiyon sebebiyle…
Damar duvarlarını meydana getiren bileşenlerdeki değişimler de rahatsızlıkta etkilidir
Kan dolaşımındaki bozukluğa bağlı “ağrılı bacakları” diğerlerinden nasıl ayırırsınız?
Ağrılı ve Hantal Bacak sendromundan hemen herkes etkilenebilir ama maalesef cinsiyetler arası bir adaletsizlik söz konusu…
Nasıl tedavi edilir?