#Bebek bakımı ve rutinler

Hemanjiyom (Damar Beni) Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

#Bebek bakımı ve rutinler
Hemanjiyom (Damar Beni) Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
HEMANJIYOM
Hemanjiyomlar birçok dünya kültüründe istek lekeleri olarak bilinir. Halk arasında da hamileyken yemek istenilen ama yenilemeyen yiyeceklerden kaynaklandığına inanılan kırmızı lekeler şeklinde tanımlanır.

Hemanjiyom (Damar Beni)

Hemanjiyomlar birçok dünya kültüründe istek lekeleri olarak bilinir. Halk arasında da hamileyken yemek istenilen ama yenilemeyen yiyeceklerden kaynaklandığına inanılan kırmızı lekeler şeklinde tanımlanır. Ancak bu tanımın bilimsel bir karşılığı yoktur. Sıklıkla çocuklarda görülen hemanjiyomun kelime anlamı "iyi huylu damar tümörü" olsa da aslında bilimsel olarak tümör ile bir ilişkisi bulunmaz. Çocuk kanser uzmanları tarafından sürecin takip edilmesinin nedeni, çocuk hekimliği uzmanlık alanının tedavi sürecine en yakın bilim dalı olmasıdır.
 

Hemanjiyom (Damar Beni) Nedir?

Hemanjiyomlar vasküler endotel hücrelerin sayısının artması sebebiyle oluşan ve çocukluk çağında sıklıkla görülen lezyonlardır. Diğer bir ifadeyle kan damarlarının bir araya gelmesiyle oluşan kümelenmedir. Hemanjiyomların en sık görüldüğü vücut bölgesi, deridir ve kan damarı yumağı şeklinde parlak kırmızı bir renge sahiptir. Bir cilt hemanjiyomu sıklıkla yüzde, kafa derisinde, göğüste veya sırtta oluşmaktadır. Cilt hemanjiyomu dışında sıklıkla görülen hemanjiyom türü de karaciğer hemanjiyomudur.
 

Hemanjiyomun Oluşum Sebebi Nedir?

Hemanjiyomların oluşum nedenine ilişkin yapılan araştırmalarda üzerinde en çok durulan faktör, kalıtımdır ancak kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Joyce Bischoff liderliğinde Boston Hastanesi'nde yapılan bir araştırmaya göre hemanjiyom oluşumunun kök hücrelerle ilgili olabileceğine ilişkin bulgular elde edilmiştir.
 

Hemanjiyomlar En Çok Kimlerde Görülür?

Tüm bebekler doğumdan önce veya doğumun ilk haftasında hemanjiyom riskini taşırlar. Yeni doğan bebeklerde risk %1-%3 iken doğumdan sonraki ilk haftalarda hemanjiyom riski %10'a çıkar. Bazı bebeklerin hemanjiyom riski, durumlarına ve cinsiyetlerine göre artabilir. Örneğin, prematüre bebekler ve kız çocuklar hemanjiyom oluşumu açısından en riskli grupta yer alırlar. Sayısal veriler üzerinden konuşmak gerekirse prematüre bebeklerden ağırlıkları 500 ile 1000 gr arasında değişenlerin %25'inde hemanjiyom oluşumu görülür. Hemanjiyom risk oranı kız çocuklarında 3-4 kat daha fazladır. Riskin bazı durumlarda artması sebebiyle ebeveynlerin daha dikkatli ve bilinçli olması önem arz eder.
 

Hemanjiyomları Gözlemle Anlamak Mümkün Müdür?

Yapısal olarak 3 faklı hemanjiyom türü bulunur. Bunlar yüzeysel hemanjiyom, derinde yer alan hemanjiyom ve karışık hemanjiyomdur.

Yüzeysel hemanjiyom, adından da anlaşılacağı üzere cildin yüzeyinde bulunur. Parlak kırmızı renkleri sebebiyle kolayca fark etmek mümkündür.

Derinde yer alan hemanjiyom, cildin alt tabakalarında yer alır ve yüzeysel hemanjiyomlar kadar belirgin değildir. Mor veya mavi renkli şişlikler şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Karışık hemanjiyom ise hem yüzeysel hem de derinde yer alan hemanjiyomların bulgularını taşımaktadır.

Hemanjiyoma ilşkin kesin tanı ve tedavi yöntemi için gözlem yeterli değildir. Uzmana danışmak atılması gereken ilk adımdır çünkü bilimsel görüntüleme araçlarına başvurmadan hemanjiyomların sayısı, büyüklüğü veya oluşum bölgesi hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Birden fazla hemanjiyom, farklı bölgelerde ve farklı büyüklüklerde oluşabilir. Özellikle iç organlarda oluşum riski vardır ve kesinlikle uzmana başvurulmalıdır.
 

Hemanjiyom Tehlikeli Bir Hastalık Mıdır?

Ebeveynlerin dikkati, hemanjiyomun seyrini değiştiren en önemli faktördür. Bir hemanjiyom tehlike sinyali vermeyeceği gibi ölümcül de olabilir. Birey, kendiliğinden kaybolan bir hemanjiyoma sahip olabileceği gibi yaşamsal organların üzerinde oluşmuş bir hemanjiyoma da sahip olabilmektedir. Hemanjiyoma sahip bireyin yaşamsal fonksiyonlarının seyrini takip etmek çok önemlidir.

Dikkat edilmesi gereken ilk unsur, hemanjiyomun boyutudur. Oluştuğu andan itibaren aynı boyutta kalan hemanjiyom birey için sorun teşkil etmemektedir ancak büyüyen hemanjiyom için aynısını söylemek mümkün değildir. Hemanjiyomların genel olarak bir büyüme dönemi olsa da tamamen kaybolması 9 ila 10 yaşını bulabilmektedir. 9-10 yaşından büyük çocuklardaki hemanjiyom vakaları tedavi gerektirmektedir. Göz çevresi, dudaklar, kulak ve çene bölgesinde yer alan hemanjiyomlar, yaşamsal faaliyetleri aksatabileceği için yüksek risk içermektedir. Büyüse bile ciddi risk oluşturmayacak bir yerde oluşan hemanjiyomun tedavisi duruma göre ertelenebilir. Kesin ve güvenilir bilgi edinmek için uzmana başvurulmalı ve tedavinin gereğinin konuşulması gerekmektedir.

Hemanjiyom Kendiliğinden Geçer mi?

Hepimiz hastalıkların kendiliğinden geçmesini dileriz. Ailelerin de hemanjiyoma sahip çocukları için beklentileri bu yönde olabilmektedir ancak hastaların çok az bir kısmında kendiliğinden iyileşme görülmektedir. Farklı bilimsel çalışmalar olmakla birlikte çocuklarda hemanjiyomun kendiliğinden geçme oranı %4-7'dir. Oldukça düşük bir oran olduğunu kabul etmek gerekir. Hemanjiyomun kendiliğinden geçme ihtimaline güvenmek yerine uzmana başvurmak önemlidir.
 

Hemanjiyom Tedavisi Nasıl Olmaktadır?

Bahsettiğimiz gibi hemanjiyomların çoğu iyi huyludur ve kendiliğinden geçme eğilimi gösterebilir. Fakat yaşamsal fonksiyonları zorlaştırması ya da engellemesi durumunda kesin tedavi gerektirir.

Geçmişte hemanjiyomu tedavi etmek amacıyla cerrahi uygulamalar, radyasyon ve lazer uygulamaları, kompresyon sargı yöntemi gibi pek çok yöntem tercih edilse de günümüzde en çok tercih edilen tedavi seçeneği oral propranololdür. Yıllardır hipertansiyon hastalarına verilen bu ilacın, kan damarlarını genişletme ve kan basıncını düşürme etkisi sebebiyle hemanjiyom lezyonlarının gerilemesine katkı sağladığı keşfedilmiştir. Uzun yıllar yapılan uygulamalar sonucunda propranolol, hemanjiyom tedavisinde en etkili yöntem olarak kabul görmüştür. Kalıcı herhangi bir yan etkisinin bulunmaması da en çok tercih edilen tedavi yöntemi olmasının sebebidir. Tedaviye ilk başlandığında hastada kan basıncında düşüklük veya kalp atım hızında azalma gibi yan etkiler gözlemlense de, bunlar kolayca kontrol altına alınmakta ve kalıcı hiçbir hasar bırakmadan müdahele edilebilmektedir.

Hemanjiyomun oral propranol ile tedavisinde lezyonlar büyük oranda kaybolur. Tekrar oluşması engellenir. Fakat bazı durumlarda lezyonlar gerileme eğilimi gösterse de tamamen kaybolmayarak, bölgede hafif kırmızı bir şekilde kalabilir. Çocukluk dönemindeki birey tarafından bir görüntü kusuru veya eksiklik olarak değerlendirebilmekte ve psikososyal gelişimi olumsuz etkilenebilmektedir. Uzman tarafından bunun önüne geçmek amacıyla bazı dermokozmetik uygulamalar yapılması mümkündür. Ancak hemanjiyomlar oldukça hassas lezyonlardır ve bu tür müdahaleleri yapacak kişinin alanında uzman olması önemlidir.