İçeriği Atla

Egzama(Atopik Dermatit) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

4 dakika okuma süresi; Son Güncelleme 02, Kasım, 2023

EGZAMA_NEDIR_BELIRTILERI_VE_TEDAVISI_1048X964PX.png
İçindekiler
Egzama Neden Olur? Egzama Belirtileri Nelerdir? Egzama Tedavisi Nasıl Yapılır? Egzama Çeşitleri Nelerdir? Bebeklerde Egzama Nedir? Atopik Egzama Hakkında Bilgiler Egzamaya Ne İyi Gelir?

Egzama(Atopik Dermatit) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Atopik dermatit ya da bir başka ifadeyle alerjik egzama, kaşıntılı döküntülere ya da renk değişimlerine yol açan bir cilt rahatsızlığı olarak bilinir. Büyük oranda çocukluk dönemlerinde başlayan bu rahatsızlık, alevlenmelerle beraber yetişkinliğe kadar kendini var edebilir. Atopik dermatit probleminin kesin bir çözümü söz konusu değildir fakat uygun bakım yöntemleri ve doğru yaşam biçimi sayesinde süreç yönetilebilir.

Atopik dermatitte pek çok nedenden ve türden söz etmek mümkündür. Atopik dermatitle beraber seboreik dermatit ve kontakt dermatit, en yaygın egzama türleri arasında kabul edilir. Egzama, çoğunlukla çocuklarda görülmesine rağmen her yaşta karşılaşılabilen bir rahatsızlıktır. Alerjik egzama, kimi ailelerde genetik olarak da karşılık bulabilmektedir. Hastalık, aynı zamanda astım problemiyle de yakın bir ilişki içerisindedir. Tedavi ile cilt iltihabının ve kaşıntının büyük ölçüde yatıştırılması amaçlanır.

Atopik Cilt Tipi Nedir? yazımızı inceleyebilirsiniz!

Egzama (Atopik Dermatit) Nedir?

Atopik dermatit, görülme sıklığı gittikçe artmaya başlayan, kronik seyirli bir deri hastalığı olarak bilinir. Dünya genelinde en yaygın cilt rahatsızlıklarından biri olarak dikkat çeken egzama, çoğunlukla bebeklik dönemlerinde gelişir. Yetişkin dönemlerde alerjik egzama probleminin görülmesi ise çocuklara kıyasla daha nadir bir durumdur. Atopik dermatit rahatsızlığına maruz kalan kişilerde, derinin koruyucu bariyerlerinde bir zaman sonra bozulmalar başlar. Bu süreçte de bazı alerjen ya da mikroplar, cildi daha kolay bir şekilde aşar ve bağışıklık sistemini uyarır. Dolayısıyla da çeşitli alerjik reaksiyonların gelişmesi kolaylaşır.

Son 30 senelik zaman dilimi içerisinde alerjik egzama rahatsızlıklarının kat artış gösterdiği gözlemlenmiştir. Ev içi alerjenler, artan hava kirliliği, anne sütüyle beslenmenin görece azalması ya da gıda alerjenlerine daha çok maruz kalmak, bu artışın nedenleri arasında sıralanabilir. Egzama ile beraber derinin bariyer bütünlüğünün bozulmasından dolayı çeşitli enfeksiyonlara daha fazla yatkın olur. Uçuk ve siğil gibi durumlar dışında stafilokokal bakteriyel olarak bilinen deri enfeksiyonları ile daha fazla karşılaşmak mümkündür. Öte yandan süreli olarak devam eden kaşıntıdan dolayı kişinin yaşam kalitesinde çok ciddi bir bozulma gerçekleşir. Alerjik egzama, uyku rutininin olumsuz yönde değişmesine, yorgunluğa ve dikkat problemlerine yol açabilir. Bu süreç, uzun vadede anksiyete problemlerini de dolaylı olarak tetikleyebilir.

Atopik egzama hastalarının bir kısmı, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde astım ya da saman nezlesi gibi problemlerle karşılaşır. Alerjik egzama, cildin iltihaplandığının bir göstergesi olarak değerlendirilir. Atopik dermatit, en yaygın dermatit türüdür. Atopik dermatit genel olarak dizin arka kısmını ya da dirsek içlerini daha fazla etkiler. Onun dışında ayaklarda, ellerde, bacaklarda, göz kapaklarında ya da dudaklarda da belirtiler gösterir. Egzamada, cilt su tutma özelliğini bir ölçüde kaybeder ve ciddi düzeyde bir kuruluk meydana gelir. Ortaya çıkan kaşıntı ile beraber cilt hızlı bir şekilde tahriş olmaya başlar.

Egzama (Atopik Dermatit) Nedenleri Nelerdir?

EGZAMA_NEDENLERI_NELERDIR_1024X586PX.png

Atopik dermatit için tek bir nedensellikten söz etmek pek mümkün değildir. Egzama çoğunlukla cilt bariyerinin fonksiyonel anlamda hasara uğraması neticesinde ortaya çıkar. Tahriş etme potansiyeli yüksek maddelere ya da alerjenlere karşı cilt gittikçe daha da hassaslaşır ve savunmasız hale gelir. Alerjik egzama rahatsızlığı olan bireylerin ciltleri genel olarak çok daha hassas durumdadır. Cildi koruyan spesifik proteinlerden yoksun kalmaları, bu hassasiyeti pekiştirir. Atopik dermatit için hala kesin gerekçelerden söz etmek pek mümkün değildir. Fakat rahatsızlığın gelişime sürecini tetiklediği düşünülen pek çok mekanizmadan bahsedilebilir.

Cilt dokularında meydana gelen alerjik iltihaplanmaların, cildin kurumasına ya da kaşınmasına yol açabildiği net şekilde gözlemlenmiştir. Ciltteki bu anormal gelişmeler, cilt bütünlüğünün zedelenmesine yol açar ve çeşitli enfeksiyonlara olan eğilimi artırır. Kimi durumlarda, ciltte staphylococcus aureus bakterisinin normale göre daha fazla olduğu gözlemlenir. Söz konusu bakteri, yararlı bakterilerin yerini alabilmektedir. Kuru hava, küf, polen, sıcaklıklarda keskin değişimler, solventlerle temas gerektiren meslekler, toz akarları ya da bağışıklık yetersizliği, alerjik egzama belirtilerini daha da kuvvetlendirir.

Egzama (Atopik Dermatit) Belirtileri Nelerdir?

Atopik dermatitte belirtiler ve hastalıktan etkilenme düzeyi, genel itibarıyla kişiden kişiye değişir. En yaygın egzama belirtileri şu şekilde aktarılabilir:

  • Kuru bir cilde sahip olmak
  • Gün içerisinde şiddetli denebilecek kaşıntılar yaşamak. Bu kaşıntılar henüz dökülmeler kendini var etmeden önce başlar.
  • Cildin belli bölgelerinde oluşan iltihaplanmalar
  • İçinde sıvı olan şişlikler ya da küçük kabuklanmalar
  • Genellikle kırmızı olmak kaydıyla ciltte meydana gelen döküntüler. Bu döküntüler zaman zaman kahverengi, mor ya da gri renge de sahip olabilir.
  • Cildin çatlamış olması
  • Kulaklarda akıntı oluşması

Cildin acı verici bir boyuta ulaştığı, oluşan belirtilerin günlük aktiviteleri, iş / okul rutinlerini olumsuz etkilediği durumlarda vakit kaybetmeden kişinin uzman bir hekime görünmesinde önerilir.

Bebeklerde Egzama

Bebeklerde egzama eğilimi, yetişkinlere kıyasla fazladır. Yaygın olarak ilk 6 aylık dönemde bebeklerin kafa derilerinde, alın bölgelerinde ya da yanaklarında semptomlara rastlamak mümkündür. Alerjik egzama rahatsızlığı bebeklerin yaklaşık olarak %20’sinde rastlanan bir durumdur. Başlangıç aşamasında saç derisi ve yüzde ortaya çıkan atopik egzama, kısa süre içerisinde bebeğin tüm vücuduna yayılabilmektedir.

Ilık suyla banyo yaptırmak, banyo süresini sınırlı tutmak, bebeğin cildini nemlendirmek, bebeği banyodan sonra kurulamak alınabilecek önemli önlemler arasında yer alır. Bebeğin yünlü ya da kimyasal ürünlerle temas etmemesine dikkat edilmelidir. Atopik dermatit, bebeklerde özellikle mevsim geçişlerinin olduğu dönemlerde daha yoğun şekilde gerçekleşir.

Anneler, emzirme dönemlerinde kendisinde alerji potansiyeli barındıran besinlerden uzak durmalıdır. Anne sütünü yeterli düzeyde alan bebeklerde alerjik egzama görülme olasılığı daha düşüktür. Her 10 bebekten 1’i, erişkin dönemlerinde de atopik dermatitle yaşamaya devam eder.

Yetişkinlerde Egzama

Yetişkinlerde ve bebeklerde görülen egzama, belli noktalarda birbirinden ayrılır. Bu durum çoğunlukla semptomlarda kendini var eder. Çocuklarda egzama, çoğunlukla dirsek önü, yüz, göz kapakları, boyun ve diz arkası gibi yerlerde oluşur. Kızarıklık ya da sızıntılı lezyon oluşumları görece daha düşük düzeydedir. Yetişkin bireylerdeyse bu lezyonlar ağırlıklı olarak ayak / el bilekleri, kolların iç kısımları, boyun ya da gövdenin üst tarafında oluşur. Yetişkin bireylerde atopik dermatitten dolayı ciltte aşırı bir kuruluk meydana gelir. Ayrıca cilt enfeksiyonları riski ilerleyen yaşlarla beraber daha da artmış olur.

Egzama ve Alerji ilişkisi

Besin alerjileriyle atopik dermatit arasında güçlü bağlantılar bulunur. Atopik dermatitin bir diğer adının “alerjik egzama” olması, bu durumun önemli bir yansımasıdır. Bu rahatsızlığa sahip olan çocukların ciddi bir bölümünde çeşitli besin alerjilerine rastlamak mümkündür. Atopik dermatit teşhisi konulurken alerji testlerine de başvurulur. Test, egzamayı tetikleyen alerjenlerin saptanmasına da yardımcı olacaktır.

Alerji uzmanı, bazı alerjenlerin atopik dermatiti tetiklediğini saptarsa hastanın beslenme düzeninde değişiklikler önerecektir. Atopik dermatit problemi bulunan bireylerde söz konusu testler büyük oranda pozitif çıkmaktadır. Özellikle bebeklerde egzamaya yol açan besin alerjilerinin vakit kaybetmeden belirlenmesi önemlidir. Egzama özelinde; süt, yumurta, soya ve yer fıstığı, en sık karşılaşılan besin alerjileri arasındadır.

Egzama Nasıl Teşhis Edilir?

EGZAMA_NASIL_TESHIS_EDILIR_1024X586PX.png

Atopik dermatit probleminde durumu erkenden fark etmek, cilt tahriş olmadan bir sağlık uzmanından destek almak önemlidir. Egzama şüphesiyle hastaneye gidildiğinde uzman doktor cildi detaylı olarak inceleyecektir. Bunun öncesinde ailenin ve kişinin sağlık geçmişine ilişkin bazı sorular soracaktır. Kimi özel durumlarda bazı cilt ve kan testlerine yönelecektir. Aynı şekilde cilt biyopsisi sayesinde daha kapsamlı bir inceleme gerçekleştirmek mümkün olabilir.

Teşhis aşamasında en sık başvurulan test, yama testidir. Bu testle beraber cilt reaksiyonlarını somut şekilde gözlemlemek mümkün hale gelir. Ortaya çıkan duruma bağlı olarak ek testlere ihtiyaç olup olmadığı netleştirilir. Fiziksel muayene esnasında ise vücutta atopik dermatitin olduğu yerler incelenir. Ortaya çıkan veriler referans alınarak en ideal tedavi planlaması yapılır.

Egzama Tedavisi Nasıl Yapılır?

Atopik dermatit, uzun seneler boyunca kendini var edebilen inatçı bir rahatsızlıktır. Durumu gerçek anlamda kontrol altına almak adına oluşturulabilecek tedavi yöntemleri kadar hastanın bireysel çabaları da belirleyicidir. Tedavi olumlu bir şekilde sonuçlansa dahi belli bir zaman sonra semptomlar kendini yeniden gösterebilmektedir. Tedavi sürecinin en önemli ayağı tetikleyici unsurlardan uzak kalmaktır.

Atopik dermatitte tedavi planlaması, lezyonun türüne bağlı olarak değişmektedir. Tedavide temel amaç egzamayı tetikleyen sebepleri bulmak, bu unsurları yok etmek ve neticede kaşıntı / döküntü gibi problemleri ortadan kaldırmaktır. Öte yandan derinin ihtiyaç duyduğu nemliliği geri kazanması, enfeksiyonun ve kaşınmadan kaynaklı uyku problemlerinin sonlanması da tedavinin amaçları arasındadır. Egzama tedavi sürecinde en kilit nokta, hastanın genel yaklaşımları ve sağlık uzmanının verdiği programa uyumudur. Ciddi atopik dermatit problemlerinde sağlık uzmanı çeşitli ilaçlardan yararlanır. Steroid kremler, antihistaminikler, oral antibiyotikler, topikal immünomodülatör ve bariyer restorasyon kremleri egzama tedavisinde tercih edilen ilaçlar arasında sıralanabilir.

Cilt bakımı rutinlerinin hassas bir şekilde gerçekleştirilmesi tedavi aşamasında yardımcı olacak temel unsurlar arasındadır. Cilt bakımında asıl amaç, derinin bariyer işlevlerini yeniden kazanmasını sağlamaktır. Deride yer alan zararlı mikroorganizmaların azaltılması olası alevlenmelere engel olabilir. Kişisel bakımın odak noktasında nemlendiriciler bulunur. Ilık bir banyo sonrasında nemlendiricilerin tüm vücuda uygulanması önemlidir. Bu kremler, cilt bariyerini güçlendirerek mikroorganizma geçişlerine engel teşkil eder. Aynı zamanda derideki su kayıplarının da önüne geçerler.

Egzama Bulaşıcı mıdır?

Egzamada genetik miras yoluyla aileden çocuğa aktarım gerçekleşebilir ancak atopik dermatit, bulaşıcı bir rahatsızlık değildir. Örnek vermek gerekirse alerjik egzama, bir kişiden diğer bir kişiye hava ya da temas yolu ile geçemez. Atopik dermatit problemi genel olarak ciltteki pek çok unsurun etkileşimi neticesinde oluşur. Atopik dermatitte çevresel / genetik faktörler daha baskındır. Egzamada kaşınmalar artsa bile aynı ortamda bulunan diğer kişiler için doğrudan bir riskten söz etmek mümkün değildir.

Egzama Çeşitleri Nelerdir?

EGZAMA_CESITLERI_NELERDIR_1024X586PX.png

Egzama farklı türlerde görülebilen bir cilt rahatsızlığıdır. Her bir tür, kendine özgü nedenlerle ve semptomlarla ortaya çıkar. Egzamanın hangi türü olursa olsun mutlaka dermatologlardan profesyonel destek alınmalıdır.

Atopik Dermatit

Alerjik egzama, en yaygın tür olarak bilinir. Çocukluk dönemlerinde daha fazla görülen bu rahatsızlık, astım ve saman nezlesi için bir tehdit oluşturur. Dirsek kıvrımlarında kızarıklık, döküntü ve kaşıntı şeklinde belirtiler gösterebilir. Bebeklerin daha çok kafa derilerinde kızarıklık oluşur. Cildin sürekli kaşınması, cildin tahriş olmasıyla beraber enfeksiyon risklerini de artırır. Ortamdaki tetikleyiciler dışında genler ve kuru cilt, atopik dermatit oluşumlarına zemin hazırlayabilir.

Kontakt Dermatit

Egzamanın bir diğer türü olan kontakt dermatit, cildi özel olarak duyarlılık gösterdiği maddelere karşı oluşturduğu akut reaksiyonu ifade eder. Cilt, eğer kendisini koruma işlevine sahip yağları bir biçimde engelleyen maddelere uzun süreler boyunca maruz kalırsa, söz konusu rahatsızlık tetiklenir. Dolayısıyla kişinin bu tip maddelere karşı oldukça dikkatli olması gerekir. Parfümler, tütün dumanı, takı, saç boyaları, ayak spreyleri ya da geçici dövmeler, buna örnek olarak verilebilir. Bu egzama türü, yalnızca temasın gerçekleştiği bölgede etkili olmaktadır. Kontakt egzama, kısa bir zaman sonra ortadan kaybolabilmektedir. İçi sıvı dolu kabarcıkların oluşması, yanma ve batma hissi, en önemli belirtiler arasındadır.

Seboreik Dermatit

Sebebi tam olarak kesinlik kazanmayan seboreik dermatit, özellikle de cildin yağlı noktalarında meydana gelir. Kaşlarda, burun kenarlarında, göğüs bölgesinin ortasında, saçlı deride ya da kulaklarda sıklıkla rastlanır. Halk arasında kulak egzaması adıyla da bilinen seboreik dermatit, pullanma ve kabuklanmalara yol açar. Kronik bir egzama türü olan seboreik dermatitin olası etkileri stresle beraber artış gösterir.

Numuler Egzama

Bu egzama türünde ciltte genellikle daire biçiminde lekeler meydana gelir. Nummuler sözcüğü Latincede “madeni para” anlamına gelir. Görüntü itibarıyla numuler egzamayı diğer türlerden ayırmak çok daha kolay olur. Kaşıntının yoğun şekilde gerçekleştiği numuler egzamada lezyonlar, vezikül ve papül adı verilen küçük kabartıların birleşimiyle ortaya çıkar. Ellerde, bacaklarda ya da kolda görülmektedir. Kimi zaman bir böcek ısırığı ya da çeşitli kimyasal reaksiyonlarla alevlenebilir.

Staz Dermatiti

Gravitasyonel dermatit olarak da bilinen staz dermatiti, zayıflamaya başlayan damarlar üzerinden cilde sıvı sızmasından kaynaklanır. Sıvının varlığı, ciddi ağrılara ve kızarıklık problemlerine yol açabilir. Staz dermatitin en önemli belirtileri arasında bacakların alt bölümünde hissedilen ağrılar ve şişkinliklerdir. Bu bölgelerde varisli damarlar gözlemlemek muhtemeldir. Aynı şekilde ayaklarda ya da bacaklarda oluşan açık yaralar da bariz semptomlar arasındadır. Bu dermatit türü, alt bacak bölgesinde kan akış problemi olan bireylerde sıklıkla görülebilmektedir.

Asteatotik Egzama

Asteatotik egzama, genellikle yaşlı bireylerde görülen bir problemdir. Çok sık banyo yapmak ya da derinin üstündeki yağ düzeyinin azalmış olması, olası nedenler arasında gösterilir. Kış aylarında, yani kuruluğun arttığı dönemlerde daha fazla asteatotik egzama vakası ile karşılaşılır. Bacakların ön kısmında ya da gövde bölümünde çıkar. Deride çatlak oluşumlara ve döküntülere sebebiyet verir.

Egzama Ağrı Yapar mı?

Egzama hastalığında çoğunlukla kaşınma, ağrının önündedir. Fakat kaşıntının sıklaşması, bir zaman sonra da cildin daha fazla tahriş olmasına ve ciddi ağrılara yol açabilir. Kaşınmanın şiddeti ve ağrının şiddeti paralel yönde artış gösterir. Ayrıca cildin çatlamaya başlaması da ağrı hissini ön plana çıkarabilir. Nitekim egzamanın ağrılı bir vaziyet alması, doktora görünmek için acele edilmesi gerektiği anlamına gelir. Eldeki egzama vakalarının ağrılı olması durumunda kişi, günlük rutin aktivitelerde zorlanabilmektedir. Ancak yine de bütün egzama türlerinin ya da vakalarının ciddi ağrılara neden olduğunu söylemek zordur.

Egzamanın Bitkisel Tedavisi Var mıdır?

EGZAMANIN_BITKISEL_TEDAVISI_VARMIDIR_1024X586PX.png

Atopik dermatit problemlerinde hem içeriğin hem de doğrudan yan etkilerin bilinememesinden kaynaklı olarak bitkisel çözümler önerilmemektedir. Bitkisel tedaviler, belli karaciğer problemlerine alan yaratabilir. Egzama tedavi sürecinde kişi herhangi bir bitkisel yöntemden ya da doğal üründen destek almadan önce mutlak suretle bunu doktoruyla paylaşmalı ve onay almalıdır.

Kabul edileceği üzere tüm kişilerin cilt yapıları ve olası reaksiyonları birbirinden farklı yapıdadır. Dolayısıyla bitkisel tedavilerin / ürünlerin yaratacağı etki de herkeste farklı sonuçlar oluşturabilir. Buna rağmen atopik dermatite karşı kimi bitkisel çözümler, yaygın şekilde tercih edilebilir. D vitamini, probiyotik benzeri besin takviyeleri, çay ağacı içeren şampuanlar, çinko, çuha çiçeği yağı, meyan kökü, aloe vera jeli ve banyo tuzları, hastaların sıklıkla denediği bitkisel çözümler arasındadır. Tüm bu arayışlara rağmen atopik dermatit belirtilerini hafifletmenin en ideal yol, en kısa sürede bir dermatologla iletişime geçmektir.

Egzama ve Sedef Birbirine Benzer mi?

Hem egzama hem de sedef hastalığı bir tür cilt hastalığıdır. Genel itibarıyla iki hastalığın belirtileri arasında da ciddi benzerlikler gözlemlenir. İki hastalıkta da pullanma ve kızarıklık gibi semptomlar söz konusudur. Fakat sedef hastalığını egzamadan ayıran belli başlı noktalar söz konusudur. Sedef, doğrudan bağışıklık sistemiyle alakalı otoimmün bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlıkta cilt üzerinde çok fazla hücre üretimi / birikimi oluşur.

Egzama vücudun pek çok bölgesine yayılabilirken sedef hastalığı sadece belli bölgelerde görülür. Ayrıca sedefte, ciltte meydana gelen kabuk oluşumları daha serttir. Bu kabukların görece daha ince olması durumunda egzama ve sedef sıklıkla birbirine karıştırılabilir. Bu ayrımı yapmak adına dermatoloji uzmanlarından destek almak gerekir.

Egzamada (Atopik Dermatit) Gece Kaşıntısı Olur mu?

Atopik dermatit, çoğunlukla gece yoğunlaşmaya başlayan cilt kaşıntısı ile ilişkilendirilir. Egzama için sıralanan belirtilerin ciddi bir kısmı, gece saatlerinde daha da belirginleşir. Atopik dermatit hastalarının pek çoğu, gece uyku ya da dinlenme aşamalarında kaşıntı problemlerinin daha fazla ön plana çıktığını aktarır. Bu durum için pek çok nedenden söz etmek mümkündür.

Uyku esnasında temasın / sürtünmenin artması tahriş ya da kaşıntıları artırabilir. Uyanma döngüleri kişinin uyku kalitesini düşürüp stresini artırarak kaşınmayı tetikleyebilir. Ayrıca gece saatlerinde öne çıkan kaygılar ve stres bozuklukları, sağlıklı bir uykuya engel olabilir. Gece uyku öncesinde pamuklu giysiler tercih etmek, cildi iyice nemlendirmek, kaşınan alanlara soğuk kompresler uygulamak, tırnakları kısa tutmak bu tip kaşıntılara karşı alınabilecek en temel önlemler arasındadır.

Egzama Önlenebilir mi?

Yılın her döneminde alınacak bazı temel önlemler sayesinde egzama risklerini azaltmak olasıdır. Egzamayı önlemek / hafifletmek için yapılması gerekenler şu şekilde açıklanabilir:

  • Kimyasalların ön planda olduğu bir mesleğe sahip kişiler, koruyucu kıyafetler kullanmalıdır.
  • Banyoda sıcak yerine ılık suyu tercih edilmelidir.
  • Tercih edilen temizleyici ürün, boya ya da koku içermemelidir. Yumuşak bir sabun tercih edilebilir.
  • Cildi yumuşak bir havlu ile kurulamaya özen gösterilmelidir.
  • Cilt için özel üretilen güvenilir nemlendirici yağlar ya da kremler kullanılmalıdır.
  • Kaşıntı önleyici kremlerden yaralanılabilir.
  • Sert ya da kaşındırıcı etkisi olan giysileri tercih edilmemelidir.
  • Kaygıdan uzak durmaya çalışılmalı ya da kaygıya karşı nefes egzersizleri öğrenilmelidir.

Atopik dermatiti önlemeye ya da etkisini azaltmaya yönelik hamleler yapılmazsa, bakterilerden ya da mantarlardan kaynaklı olan enfeksiyon risklerinde artışlar oluşabilir. Kaşınmalar, bir süre sonra ciddi çatlak oluşumlarına ya da yararlara yol açabilir. Astım, saman nezlesi, besin alerjileri, pullu cilt, uyku sorunları, cilt lekeleri diğer olası problemler arasındadır.

Egzama Hangi Mevsimde Daha Çok Görülür ya da Şiddetlenir?

Egzama ile alakalı belirtiler, mevsimden mevsime göre değişiklik gösterebilmektedir. Kış aylarında pek çok atopik dermatit hastası, belirtilerin şiddetlendiğine dair şikâyetlerle sağlık merkezlerine giderler. Soğuk havalar genel olarak cildin kurumaya başladığı ya da daha fazla tahriş olduğu dönemlerdir. Öte yandan ısıtma sistemleri de cilt neminin azalmasında etkili olabilir. Bu dönemde giyilen kıyafetler, ciltte terleme ya da tahriş gibi sorunları beraberinde getirebilir.

Egzamanın alevlenmesinde iklim ve mevsimlerin etkisi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Semptomları azaltmak adına kişisel cilt bakımın bu dönemde yoğunlaştırılması önerilir. Öte yandan bahar aylarının başları da polen salınımının fazlalığı da ayrı bir etki yaratır. Bazı kişilerde atopik dermatit polenler ile tetiklenebilir. Kişilerin özellikle mevsim geçişlerinde daha dikkatli olmalarında fayda vardır.

Stelatopia Intense

Stelatopia® Intense Krem (Egzama Kremi & Kaşıntı Karşıtı Stelatopia Intense), ciltteki kızarıklık ve kaşıntıyı azaltarak atopik egzama semptomlarını azaltmaya yardımcı olan topikal semptomatik bir tedavidir. Bebek, çocuk ve yetişkinler için uygundur. Kokusuzdur, kortizon, koruyucu ve paraben içermez. Bu ürün bir Tıbbi Cihazdır. Bu krem %93 oranda doğal kaynaklı içeriklerden oluşmaktadır.

 

‘’İçerik bilgilendirme amaçlıdır, tedavi ya da tedaviye yönelik sağlık hizmeti bilgileri içermemektedir. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.’’

 

Kaynakça:

  1. https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/atopic-dermatitis-eczema/symptoms-causes/syc-20353273
  2. https://nationaleczema.org/eczema/
  3. https://www.webmd.com/skin-problems-and-treatments/eczema/atopic-dermatitis-eczema

    İlgili Blog Yazıları

    Çocuklarda Dil Bağı Nedir, Nasıl Tedavi Edilir? #BEBEK VE ÇOCUK SAĞLIĞI
    Çocuklarda Dil Bağı Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
    Çocuklarda Dil Bağı Nedir, Nasıl Tedavi Edilir? Dil bağı, dilin alt kısmında görülen bağın normalden daha önde, kısa ve dokusu bozulmuş olması durumunu ifade eder.... Daha fazla göster
    Akran zorbalığı nedir? Belirtileri Nasıldır? #BÜYÜME VE GELİŞİM
    Akran zorbalığı nedir? Belirtileri Nasıldır?
    Akran zorbalığı nedir? Belirtileri Nasıldır? Günümüzde, okullarımızda ve çocuklarımızın sosyal yaşantısında karşılaştığımız önemli bir sorun, akran zorbalığı olarak adlandırılmaktadır. Akran zorbalığı, bir veya birkaç öğrencinin... Daha fazla göster
    Bebeklerde Bronşiolit Belirtileri ve Tedavisi #BEBEK VE ÇOCUK SAĞLIĞI
    Bebeklerde Bronşiolit Belirtileri ve Tedavisi
    Bebeklerde sıkça görülen ve özellikle 2 yaşından küçük çocukları etkileyen bronşiolit, genellikle solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan viral patojenlerin yol açtığı bir hastalık olarak tanımlanıyor.... Daha fazla göster
    Daha Fazlasını Keşfet